Evet, blog yazmak biraz da seninle konuşmak.
Aslında "biraz da" demek fena halde evreni kandırmak.
Seni özlemek, aramak, bulamamak ve bunu yalnızken bütün ruhumla haykırmak rutinden bahsetmek.
Ama,
Bu blog sayfasına yalnızca duygular hükmedecekti. Ben buna söz vermiştim kaç yıl önce. Senin yaptığın gibi yazacaktım sereserpe.Sen gittiğinden beri arada sırada da olsa yazıyorum işte.
Aslında, senden sonra senin için de yazmaya söz vermiştim ben. Yapamadığım için affet beni.
Bugün, burası çok sıcak birtanem. Öğle tatilinde kendimi sokaklara atamadım. Kendimi dinlemeye verdim daha ziyade. Biraz içime baktım ve yine seni gördüm işte. Bu beni üzse de seni orada yanıbaşımda görmek çok güzel aslında.
Neyse, işte ...Saat olmuş 13.00.
Kelebek dönsün çalışmaya. Bugünkü de oluversin "Çalışan Kelebeğin Rüyası".
Herkese selam ..
Yaşanan bir sevdanın tarihe not ettiği anları ölümsüzleştirmek için buradayım ben. Kelebeğin rüyası gibi... Gerçek ama uçarı,yok olup gidecekmiş gibi... Ama burada işte,tam da kalbimde !
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
ETİKETLER
Ankara
(2)
Askeri Müze
(1)
Avrupa Ağacı
(1)
aşk
(1)
Baskın Oran
(1)
cheshire cat
(1)
closing address
(1)
doğumgünü
(1)
Ela Kurt
(2)
fotoğraf
(1)
Galatasaray
(1)
hayat
(1)
Haydarpaşa
(1)
in the army now
(1)
İstanbul
(3)
iç dökme
(1)
JAL
(1)
kate winslet
(1)
kelebek
(1)
mucize
(1)
Mülkiye
(1)
Peyami
(1)
Punta
(1)
rüzgar
(1)
Selim Arhan
(1)
Tokyo
(1)
Uniform Charlie
(1)
yağmur
(2)
yeni yıl
(1)
yolculuk
(1)
Çevre Sokak
(1)
Şeyda Arıkan
(1)
şiir
(1)
BLOG ARŞİVİ
-
►
2009
(3)
- ► Temmuz 2009 (1)
-
►
2008
(15)
- ► Aralık 2008 (4)
- ► Kasım 2008 (1)
- ► Eylül 2008 (1)
-
►
2007
(41)
- ► Temmuz 2007 (7)
- ► Nisan 2007 (4)
- ► Şubat 2007 (5)
-
►
2005
(1)
- ► Kasım 2005 (1)
0 yorum:
Yorum Gönder